Takdim, Teşekkür ve Tanıtım

1. Giriş

1.1. Takdim

1.2. Teşekkür

1.3 Tanıtım

 

 

 

 

 

 

 

İzmir Deprem Senaryosu Ana Sayfasına Geri Dön

1.1. Takdim

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi arasında imzalanmış bulunan protokol kapsamında yürütülmekte olan çalışmaların sonuçlarını kapsayan bu rapor, anılan protokolun 6. Maddesi gereğince hazırlanarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bilgilerine sunulmaktadır.

Çalışmanın konusunu İzmir kentinde meydana gelebilecek deprem zararlarının tesbitini ve bu zararların azaltılmasına yönelik tedbirlerin belirlenmesini içeren bir Deprem Senaryosu ve Master Planının hazırlanması ile ilgili araştırma, derleme, değerlendirme ve danışmanlık hizmetleridir.

Çalışmanın değişik aşamalarında görev alan öğretim üye ve yardımcıları aşağıda belirtilmiştir.

Prof. Dr. Mustafa Erdik (Boğaziçi Üniversitesi) – Genel Koordinatör

Prof. Dr. Atilla Ansal (İstanbul Teknik Üniversitesi) – Geoteknik, Zemin Davranışı

Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu (Boğaziçi Üniversitesi) – Binaların Hasar-görebilirliği

Prof. Dr. Aykut Barka (İstanbul Teknik Üniversitesi) – Jeoloji, Sismo-Tektonik

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara (Boğaziçi Üniversitesi) - Jeofizik

Prof. Dr. Özal Yüzügüllü (Boğaziçi Üniversitesi) – Alt Yapı Hasar-görebilirliği

Dr. Jennifer Avcı (Boğaziçi Üniversitesi) – GIS Uygulamaları, Jeoloji

Dr. Oğuz Özel (Boğaziçi Üniversitesi) – Tarihi Depremler

İnş.Y.Müh.Yeşim (Alpay) Biro (Boğaziçi Üniv.) – Deprem Tehlikesi- GIS Uygulamaları

İnş.Y.Müh. Gülüm Birgören (Boğaziçi Üniv.) – Deprem Tehlikesi-GIS Uygulamaları

1. Bölümün Başına Dön

1.2. Teşekkür

“İzmir Deprem Masterplanı Hazırlanması” konusundaki bu örnek projenin, büyük bir güven göstererek araştırma grubumuza veren İzmir Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Burhan Özfatura’ya, kıymetli ilgilerini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Priştina'ya, Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği hususunda her türlü desteği temin eden Eski Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Y. Mimar İhsan Tutum’a ve İmar Şube Müdürü Mimar Fügen Selvitopu'na teşekkürlerimizi sunarız.

Proje ile ilgili olarak İzmir’de veri toplama ve ön-değerlendirme işlemleri İnşaat Mühendisleri Odası – İzmir Şubesi’nin koordinasyonu altında yapılmaktadır. Bu kapsamda proje çalışmalarına büyük bir özveri ile yardım eden Sayın İnş.Y.Müh. Muzaffer Tunçağ ve Sayın İnş. Müh Sadettin Uçkun’a teşekkür ederiz.

1. Bölümün Başına Dön

1.3. Tanıtım

Sunulmuş olan bu rapor kapsamında yapılmış olan çalışmaların kapsam ve nitelikleri bu bölümde özetlenerek sunulacaktır.

Bütün dünyada yılda ortalama 700 adet hasar yaratıcı deprem meydana gelmektedir. Kentsel bölgelerde meydana gelen depremler en yıkıcı doğal afetler arasında yer almaktadır. 1923 Kanto (Japonya) depreminde 140,000 ve 1976 Tangshan (Çin) depreminde 240,000 insan hayatını kaybetmiş, 1995 Kobe (Japonya) depreminde meydana gelen toplam kayıplar ise 200 Milyar Doları aşmıştır. Bu tutar Türkiye’ni gayri safi milli gelirine yakındır. Ülkemizde meydana gelen yaklaşık 120,000 aileyi evsiz bırakan 1999 Kocaeli depremindeki toplam kayıpların (fızıksel ve sosyo-ekonomik) 20 Milyar USD civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Depremlerin önceden belirlenmesi mümkün olmamakla beraber deprem hasarlarına karşı alınacak tedbirlerle maddi hasar ve sosyo-ekonomik kayıpların makul seviyelere indirilmesi mümkündür. Bu hususta kent yerel yöneticilerine kentsel planlama, arazi kullanımı ve yapıların denetimi konusunda önemli görevler düşmektedir. Yerel yöneticilerin kent halkı ile olan yoğun ve direkt ilişkileri deprem zararlarının azaltılmasına yönelik bilgilerin transferini ve genel anlamda halkın depremlere karşı bilinçlendirilmesini mümkün kılmaktadır.

Gerek Birleşmiş Milletler-Doğal Afet Zararlarının Azaltılması Onyılı Programı çerçevesinde belirlenen Yokohama Stratejisinde ve gerekse HABİTAT-İstanbul toplantısı bildirgesinde “Emniyetli bir Kent, Çevre ve Dünya” için yeterli ve başarısı kanıtlanmış doğal afet önleme politikalarına yer verilmesi hususu vurgulanmış bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler-Doğal Afet Zararlarının Azaltılması On yılı Programı kapsamında gerçekleştirilmiş olan RADIUS projesi İzmir dahil dünya çapında seçilen 9 kentte olası bir deprem zararlarını ve bu zararların azaltılmasına yönelik tedbirleri belirlenmesine yardımcı olmuştur. Büyükşehir Belediyesi adına Boğaziçi Üniversitesi tarafından gerçekleştirilmiş bu çalışmalar RADIUS projesinin başarı ile yürütülmesi için gerekli bilgileri de sağlanmıştır.

İzmir gibi deprem tehlikesine maruz büyük şehirlerimizdeki deprem riski nüfus artışı, yanlış arazi kullanımı ve yapılaşma, yetersiz altyapı ve servisler, ve çevresel düzensizlikler nedeni ile artmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, bir deprem sonucu oluşacak maddi ve sosyo-ekonomik tahribat, yalnızca İzmir kentinde değil fakat kısıtlı mali kaynak ve yatırım potansiyeline sahip ülkemizin ekonomisinde de ciddi sıkıntılara yol açacaktır. İzmir gibi depremlerin yıkıcı etkisine maruz kalacağı bilinen kentsel alanlarda, depremlerin etkisi en iyi şekilde "Deprem Tehlike ve Hasar Senaryoları" ile tanımlanabilir. Bu tür senaryolardaki ilk aşama deprem tehlikesinin mikrobölgeleme haritaları ile belirlenmesidir. Yaşam kayıpları, yapıların, sistemlerin ve sosyo-ekonomik düzenin zarar görmesi ve hasar istatistikleri ise ikinci aşamayı teşkil eder.

Kentsel alanlardaki depremlerin etkisinin tahmini için gerekli öğeler; tarihsel deprem bilgileri, jeolojik, jeoteknik, ve sismolojik veriler, deprem tehlikesinin probabilistik veya deterministik değerlendirmesi, yer hareketinin yerel şartlara göre değişiminin tahmini, ve mikrobölgeleme bilgisinin GIS (Geographical Information System) veritabanı ve haritaları şeklinde hazırlanmasıdır. Bu kapsamda: İzmir'i etkilemiş tarihi depremler ve yaratmış olduğu hasarlar detaylı olarak incelenmiş; Deprem, jeoloji ve jeoteknik veriler incelenerek yer hareketi ivme ve spektral ivme haritaları elde edilmiş; Zemin cinsi ve çeşitli mikro-bölgelendirme haritaları hazırlanmıştır. Deprem tehlikesi haritalarının hazırlanmasında probabilistk ve deterministik (senaryo depremi) yöntemler kullanılmış ve gerek şiddet ve gerekse spektral ivme esaslı deprem tehlikesi tanımlamalarına yer verilmiştir.

İzmir kentinde mevcut bina stoğu, alt yapı ve hizmet şebekeleri İnşaat Mühendisleri Odası - İzmir Şubesi ve İzmir Büyükşehir Beldiyesinin katkıları ile belirlenmiştir. Bu belirlemelerde uzay ve hava fotoğrafları yoğun olarak kullanılmıştır. İzmir kentinde bulunan her bir bina tipi, alt yapı ve şebekeler için hasargörebilirlik ilişkiler deprem mühendisliğindeki en son uygulamalar göz önüne alınarak belirlenmiştir. Alt yapı kapsamında özellikle ulaştırma sistemlerine ağırlık verilmiştir. Bu kapsamda köprülerin deprem dayanımları özel olarak incelenmiştir. Sosyal hasargörebilirlik incelemeleri münhasıran can kayıpları ve yaralanmalar üzerinde yoğunlaşmıştır.

Deprem hasar senaryoları birincil ve ikincil tehlikelerle hasargörülebilirliklerin akıllı bir birleşimine dayanır. İzmir’i etkileyebilecek çeşitli büyüklükteki depremlerin incelenebilmesi amacı ile iki yaklaşım kullanılmıştır. Birinci yaklaşımda İzmir kentini insanların yaşam süresi zarfında etkilemesi mantıki ve rasyonel gözüken bir hasar yapıcı bir senaryo depremı deteministik olarak belirlenmiş. İkinci yaklaşımda ise İzmir kentindeki binaların 50 yıl zarfında %10 aşılma olasılığı ile etkilenebilecekleri depremin yaratacağı hasarlar probabilistik olarak değerlendirilmiştir. Birinci yaklaşım kullanılarak İzmir’de sistem niteliği taşıtan alt yapı ve şebekelerin beklenen deprem hasarları elde edimiştir. İkinci yaklaşım ile değişik tip binalarda beklenen hasarlar, ölümler, yaralanmalar ve direkt mali kayıplar bulunmuştur. Her iki yaklaşım kapsamında bulunan kayıplar ayrıntılı olarak ve bugün için deprem mühendisliğinde ulaşılan hassasiyette verilmiştir. Daha genel amaçlı incelemeler için rapor kapsamında verilmiş olan şiddet esaslı deterministik ve probabilistik haritalar yine şiddet esasli hasargörebilirliklerle beraber kullanılarak değişik amaçlı hasar değerlendirmelerinin yapılması mümkündür.

Çalışma kapsamında özellike deprem öncesi alınması gerekli gerek kısa ve gerekse uzun vadeli tedbirlere yer verilmiştir. Bu raporda kapsanmış olan olası bir deprem etkileri göz önüne alınarak, bu tedbirlerin Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği ve Bağlı Birimleri, Meslek Odaları, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşları’nın katkıları ayrıntılandırılması ve önceliklerin belirlenmesi gereklidir. Raporun müellifleri ülkemizde ilk defa gerçekleşecek olan bu düzenleme ve uygulamalarda yardımcı olamaya hazırdır.

1. Bölümün Başına Dön